Irkçılığa düşman mısın?
Öyleyse sen günün birinde Atenagoras’ı Türkiye Cumhurbaşkanı görmekte sakınca bulmazsın.
Belki de Batı Hristiyan dünyasının sevgisini kazanırız diye düşünürsün.
Sen yahudi bir sarrafın maliye bakanı olmasına da ses çıkarmazsın.
Kendi kesesini doldurmasına ve İsrail’e transferler yapmasına rağmen bütçeyi kabartacağı için sevinç bile duyarsın.
Hatta kürt devleti kurmak için bunca Türk’ün kanına giren şeyh Sait’in torunlarından birinin başbakan veya devlet bakanı olmasına da ses çıkarmazsın.
Sen yalnız Türkçülüğe karşı çıkar, Türk ırkçılığını yerer, Turancılığa düşmanlık edersin.
Çünkü sen ya Türk ırkına yüzyıllarca kölelik etmiş bir milletin mensubu yahut beyni işlemeyen, yobazlaşmış, okuduğunu sindirememiş bir budalasın.
Hüseyin Nihal ATSIZ – Ötüken Dergisi, 15 Şubat 1966, Sayı:26”
****
Bu yazıma ünlü Türkçü Hüseyin Nihal ATSIZ’ın sözleriyle başlamak istedim.
Halkların kardeşliği, din kardeşliği, evrensellik gibi içi boşaltılmış kavramlarla insanları uyutan, uyuşturan, tepkisizleştiren, koyun psikolojisiyle hareket ettiren bir sistemle karşı karşıyız.
Milleti kendi öz benliğinden koparıp yok etmeye etmeye, müstemleke olmaya, seni kendi vatanında esir yaşamaya mahkum etmek için hazırlanmış olan tuzaklarla dolu bir sistem.
Banka genel müdürlerinin evlerindeki ayakkabı kutularından cami ve üniversite yapmak için (!) milyon dolarların çıktığı, bakanlık makamında oturanların evlatlarının evinden nereden geldiği belli olmayan para dolu kasaların ortalığa savrulduğu bir sistem.
Daha sonrasında bu pislikleri ortaya çıkaran dünün kahraman savcıları, kahraman polislerine dönük “tü ka ka” diyerek devlet eliyle yapılan operasyonların olduğu bir sistem.
****
Bu tuzaklardan kurtulmanın ve varlığını korumanın, bağımsız özgürce yaşamanın, köle olmamanın insanca yaşayabilmenin tek yolu milli bilinç milli ruhtur.
İlle de ırkçı, birilerinin deyimi ile faşist olmanıza da gerek yok.
Türk milliyetçisi olun bu bile globalizme, kokuşmuşluğa karşı en iyi savunma şeklidir.
Ben ırkçı veya nazist değilim.
Elimde kumpas kafatası ölçmüyorum.
İnsanların derisinin rengi, ırkı, dili, dini, mezhebi Türk yurdunun ve Türk milletinin menfaatlerine dokunmadığı sürece umrumda da değil.
Beni ilgilendirmiyor.
Ben ve benim gibi düşünen bizler yani Türk milliyetçileri, kökü geçmişe dayanan yüce Türk olarak yaratmış cenabı Allah’a şükreden, kimliğimize ve vatanımıza göz dikene düşman, mazluma dost olanlarız.
Doğal olarak ne istediğimizi biliyoruz,ya siz?


