Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
REKLAM

3 Mayıs 1944

kategorisinde, 03 May 2020 - 04:54 tarihinde yayınlandı
3 Mayıs 1944

Bu tarihte ülkemizde Türkçüler Bayramı olarak kutlanır uzun yıllardır. Sebeblerine bakmadan nedenleri ve sonuçları hakkında bir göz atalım istedik.

Osmanlının dağılmasından sonra yeni kurulan TÜRKİYE CUMHURİYETİ devletinin kuruluş felsefesi TürkÇülüktür.. Kurucu akıl ve irade bunu şöyle tarif etmiştir. Devletin kuruluş felsefesi Türk tarihi, Türk kültürü, Türl medeniyetidir, kısacsı buna Türkçülük diyoruz.

Ve tabi olarak yeni bir Türk tarih tezi karşımızdadır. Zira gazi bir söylevinde yeni Türk tarih tezinde Türk gençliği tarihini, kültürünü, geçmişini öğrendikce gelecekte çok daha büyük başarılara imza atacaktır der ve bu tezini bilimsel manada desleklemek amacı ile de akademik kuruluşları kurdurur.

Türk Tarih Kurumu, Türk Dil Kurumu gibi ve bazı ekonomik kuruluşlara etkileri hatırlama adına Etibank, Sümerleri anlamaadına Sümerbank adını veridirir.

Ayrıca Petrol Ofisinn armasında Bozkurt başını unutmamak gerek. Kısacası Yeni Türk Tarih Tezinde köklere yönelmiştir ve en büyük atılım ise milli eğitimde tüm öğretiler Asyatik köklere yönlenmiştir.

Gazi, Türkler Orta Asyadan gelmişler der ama oraya nereden gelmişler araştırsın diye General Tahsin (Mayatepek) beyi Meksika’ya elçilik görevlisi olarak görevlendirerek Meksika’da İnkalar, Mayalar, Astekler hakkında inceleme araştırma yapmaya göndermiştir. Soyadı kanunu çıkınca Tahsin beye Mayatepek adını bizzat gazi verecektir. Maya mayalamak, tepe malum yüksek tepeler.

Devrin siyasi kadrolarının büyük bölümü Türkçü, Turancı, Pantürkisttir. Peki nasıl oluyor da böyle bir Türkçü kadrolar devletin kuruluş felsefesi suç unsuru olarak görüp Turancılık, Türkçülük adında yargılar ve suç unsuru olarak görür bu büyük çelişkinin sebebi nedir? İşte ana nokta kırılma hattı burada saklıdır.

İkinci dünya savaşında Türkler Kırım Türklerini Almanların safında Rusya’ya karşı savaşmaları için teşkilatlandırmışlardır. Zira Ruslar yenilince esaret altındaki Türkler bağımsızlığına kavuşacaktır. Bu anlamda Türk milliyetçileri ve Türkçüler Almanlara karşı duygusal bir destek söz konusudur ne de olsa düşmanımın düşmanı dostumdur örneğinde olduğu gibi.  Ama Ruslar savaşı kazanınca Almanlar mağlup olunca savaşta bir kural dereye girer. Savaşı kaybeden bir bedel öder. Almanya’nın yarısı Ruslara verilir. Bu arada Ruslar döner Türkiye’yeden de gayri resmi bu savaşın içindesin sende bedel ödemelisin der ve Türkiye’den toprak talebinde bulunur. Bu noktada devrin siyasi iktidarı Rusları memnun etme adına Rusları rahatsız eden politikalardan vazgeçerler. Ne idi Rusları rahatsız eden politika Türkçülük.

Dış Türklere ilgi Pantürkizm. Bu devletin kuruluş felsefesinden vazgeçmedir. Asyatik köklerden vazgeçip geçmişimizi Grakolatin kültürde aramaktır. Burada sosyolojinin bir kuralı devreye girer toplum boşluk kabul etmez. Kuruluş felsefesinden vazgeçince Rusları memnun etme adına maddeci özümüze yabancı köklere yönelmiştir ki bunun en büyük fay hattı milli eğitimde olmuştur. Naçizane bu gün ülkemizdeki tüm sorunların kaynağını bu kırılma oluşturmuştur. Yeni eğitim siteminde yetişen nesiller gayri milli yetişmişlerdir ve bu kadrolar tüm devlet ve sosyal hayatımızın her alanına girmişlerdir. Devlette iş hayatında, edebiyatta, sinemada, tiyatroda askeriyede her alanda boy göstermişlerdir. Bu sistemle yetişen nice devlet adamaları, başbakanlar gördük Türk’e yabancı.

Misal olarak Türk dediğin nedir diyen Özal’ı gördük, arzı mevuda gelmekten onur duyuyorum diyen Çiller’i gördük. Rahmetli Denktaş’a hain diyebilecek kadar ileri giden iş dünyasını Halit Narin’i gördük. En acısı da 1975’te Irak’ı ziyaret eden devrin cumhurbaşkanının ziyaret sonrası Esenboğa’da basın toplantısındaki sözleridir. Irak’ta ki Türkler sevinçlerini Milliyetçi Türkiye sloganı ile dile getirince Korutürk ne yazık ki milliyetçiler ırkçılar Turancılar oralara kadar ulaşmışlardır diyecektir.

Buradaki ince nokta bir cumhurbaşkanın milliyetçilikten, Türkçülükten ve Turancılıktan ne anladığı ve en önemlisi de hiç bir bilgi sahibi olmaksızın zira aldığı milli eğitimin acı sonuçlarıdır. Başka neler görüldü . Biz her türlü milliyetçiliği ırkçılığı ayaklarımızın altına aldık diyen Erdoğanları yetiştirdi,  AKP sayesinde zorla Türk olmaktan kurtulduk diyen zavallıları yetiştirdi sistem ve en kahredici ise Düzce milletvekili Recep Tayyip Erdoğan Allahın tüm vasıflarını üzerinde toplamış bir liderdir diyecek kadar Allaha şirk koşmuştur .ne yazık ki mütedeyyin müslümanlardan ve seçmnlerden buna bir tepki olmamıştır.

İşte 1944’te ki o olayın milletimizde ve devletimizde nasıl bir vücut bulduğunu en büyük kanıtıdır.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE.

İlgi ve bilgilerinize sunulur.

Haber Editörü : Tüm Yazıları
mm