Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Anadolu Ajansı Editör Masası’nda, eğitimde 2020 yılında yaşanan gelişmeleri ve gündemdeki konuları değerlendiriyor. Bakan Ziya Selçuk, eğitim alanındaki Covid-19 tedbirlerine ilişkin, “Geriye doğru baktığımızda işin büyük bir kısmında müsterih olduğumuzu söyleyebilirim” dedi.
“Okulları açmadık çünkü”
Bakan Selçuk, “Okulları açmadık çünkü bizim koşullarımız, ülkemizin yapısı, sosyal hayatımız, düğünlerimiz, cenazelerimiz, bütün bunların sosyo antropolojik fotoğrafına bakmak zorundayız.” ifadelerini kullandı.
Uzaktan eğitimle alakalı konuşan Bakan Selçuk, “Biz daha önce hiçbir şekilde köy okullarındaki birleştirilmiş sınıflardaki çocuklara kucak dolusu kitaplar göndermezdik. Yayınlar, kitaplar, özel eğitim çocuk dergisi göndermezdik çünkü okullarda yapılırdı. Biz daha önce öğretmen eğitimi için çok daha sınırlı bir alanda hareket ediyorduk şimdi ise milyonlarca saat alma atmosferi oluştu. Çalışma kitapları göndermezdik sadece ders kitabı gönderirdik şimdi bunların herbirini ücretsiz, basılı olarak veriyoruz. Otizmle ilgili ayrıca eğitimler yayınlar olmazdı. Milli Eğitim dergisinin sadece Türkiye’de ve dünyada salgın döneminde eğitimi araştıran çalışmalar var. Daha önce canlı ders yapabilme kapasitemiz 100 bin civarındaydı şimdi 3 milyonu geçtik” dedi.
Karneler nasıl verilecek?
Sömestr ile ilgili konuşan Bakan Selçuk, “Dijital karne var. Yüz yüze karne vererek hareketliliği artırma gibi bir niyetimiz yok. Liseler için birinci dönem bittikten sonra karne olabilir. Çocuklarımız ve velilerimiz açısından en kolay nasıl oluru düşünmeye çalışıyoruz” dedi.
Sınavlar hakkında da konuşan Selçuk, “Salgınla ilgili ilçe ilçe, il il, temaslı kaç kişi var bunları günlük izliyoruz. Hangi sınıf seviyesinde pozitif birey sayısı fazla günlük görünüyor bizde. Sağlık Bakanlığı ve bilim kurulunun bir eşik belirleyip, bu eşikten sonra sınavları yüz yüze yapabiliriz diyebilirler. Bizim süreç dinamiktir dememizin eleştirildiği bazı durumlar da var. Ama koşullar değişti. Ben salgının böyle değişeyeceğini bilemiyorum ki. Aşının dünyadaki etkisinin ne olacağını bilemiyorum ki. Olumlu bir değişim olursa şunları yaparız diyebiliyoruz. Mesela 15 Şubat’ta kimler yüz yüze eğitim alabilir konusunda hazırlık yaptık. Sağlık Bakanlığının verilerini görmemiz lazım. Krizi yönetmektense riski yönetelim” diye konuştu.
Bakan Selçuk, “Sadece Türkiye’ye bakıp 18 milyon öğrencinin, 3 milyon öğrencinin erişim sorunu var ve bu büyük bir sorun. Evet kabul ediyoruz bu sorunu ve bu sorunun iyileştirilmesi için tablet dağıtımı, EBA destek merkezleri, gezici araçlar, bunun için çalışıyoruz ama 3 milyonla ilgili erişimdeki bu sıkıntıyı çözmeye çalışırken 15 milyona da bir şey verdiğimizi görmek lazım. 1 tane çocuk kaçırmayalım bizim vazifemiz bu ama büyük fotoğrafa bakıp da şunlar şunlar yapılıyor, şunlarda da eksik var. Tek beklentimiz bu” diye konuştu.

