- Eskişehir'deki okul saldırısının failinin kadın olması, uzmanlar tarafından nadir görülen bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor.
- Okul saldırılarına ilişkin küresel veriler, faillerin büyük çoğunluğunun genç erkeklerden oluştuğunu ortaya koyuyor.
- Sosyologlar ve güvenlik uzmanları, şiddet eylemlerinde cinsiyet rollerinin ve motivasyon kaynaklarının değişip değişmediğini tartışıyor.
Eskişehir’de gerçekleşen ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran okul saldırısı, şiddet eylemlerinin fail profili üzerine yeni bir tartışma başlattı. Saldırının failinin bir kız öğrenci olması, bugüne kadar okul saldırıları üzerine yapılan akademik çalışmaların ve güvenlik analizlerinin odağını değiştirdi.
Okul Saldırılarında Cinsiyet Dağılımı
Okul saldırılarını inceleyen uluslararası kurumların verilerine göre, bu tür şiddet eylemlerinde faillerin ezici çoğunluğunu genç erkekler oluşturuyor. Literatürde ‘okul saldırganı’ profili genellikle erkek egemen bir yapı üzerine inşa edilmiş olsa da, Eskişehir’deki olay bu genel kabulün dışına çıkan nadir örneklerden biri olarak kayıtlara geçti.
Uzmanlar Ne Diyor?
Güvenlik uzmanları ve psikologlar, saldırganın cinsiyetinden ziyade eylemin motivasyonuna odaklanılması gerektiğini belirtiyor. Rupnow gibi vakaların, okul saldırılarında cinsiyetin bir belirleyici olmaktan çıkıp çıkmadığına dair yeni bir araştırma sahası açtığı ifade ediliyor. Veri setlerinin kapsamı genişledikçe, şiddet eğilimlerinin toplumsal cinsiyet rolleriyle nasıl şekillendiği konusu daha derinlikli bir şekilde incelenmeye başlandı.

