1995’te DYP Kadın Kolları Genel Başkanı olduğu sırada tanıdığım ve daha sonra sırasıyla önce milletvekili daha sonra DYP Kadın ve Gençlikten Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevine gelişine ve akabinde DYP’nin hükümet olmasıyla İçişleri Bakanlığına şahitlik ettiğim sayın Meral Akşener’i canlı yayında izliyorum.
MHP Genel Başkanı adaylığı ile ilgili sorulara cevap verirken eski günler geliyor aklıma.
Tarzını hiç kaybetmemiş .
Emrinde siyaset yaptığımız dönemlerde neyse o.
Sorulara verdiği cevaplarla bir ülkücü olarak bana iktidar hayalleri kurdurdu doğrusu.
Bu heyecanı bana yaşattığı için kendisine müteşekkirim.
Hele hele MHP Genel Başkanı sayın Bahçeli’nin havuz medyası ve saray tarafından desteklenmesine “Dün her türlü kötü sözü söyleyenler bugün Sayın Genel Başkanımızı kanatsız bir melek yapmışlar” demesi gecenin bomba cümlesiydi.
Adaylığı dedikodu olarak konuşulmaya başlandığı süreçte MHP’de Sayın Genel Başkandan başka toplumda karşılığı olan tek isimin kendisi olduğu ancak bazı sistem organlarının buna asla ve asla müsaade etmeyeceğini de şu anda sayın Akşener’in en yakınında kendisiyle beraber MHP içindeki muhalif yapının bayrak isimlerinden bir dostumla paylaşmıştım.
Evet; Bana göre, milletten aldığı desteği, tanınırlığı ve kabul görürlüğü ile toplumda karşılığı olan ve bu karşılığı oy olarak MHP hanesine yazdıracak Devlet Bahçeli’den başka tek isim Meral Akşener’dir.
Çizmiş olduğu tablo itibariyle kendi yaptırmış olduğu kongre anketlerinde MHP Genel Başkanı seçilmesi durumunda MHP’nin oyunun yüzde 25’ler düzeyine çıkacağını iddia etse de bu sonuçların tamamen konjonktür le ilgili olduğunu kendisine hatırlatmak isterim.
Çünkü kendisini başkanlık noktasında kilitlemiş bir Cumhurbaşkanı olduğu sürece hiç kimse MHP’de ki mevcut yapıyı değiştiremez.
MHP’de ki bu yapı işlerliği gereği iktidarın ve cumhurbaşkanının işine yarıyor.
Kötü muhalefet doğal olarak iktidara yol açıyor ve bazı konularda da devlet geleneğinden sebep verilen parlamento desteği MHP’yi AKP karşısında güçsüz pozisyonda bırakarak başkanlık yolunda önemli bir noktada olmasını sağlıyor.
Yine ısrarla söylüyorum ki;
MHP Genel Başkanı Bahçeli’den sonra toplumdaki karşılığını oy olarak MHP hanesine yazdırabilecek tek aday/isim Meral Akşener’dir.
Doğal olarak son yapılan anketlerde çıkan sonuçları da değerlendirmek gerektiğinde Meral Hanım’ın mücadele edeceği tek nokta MHP Genel Merkezi değil en az yüzde 5 oranında oy çalacağı AKP Genel Merkezi ve her ne pahasına olursa olsun kuracağı Yeni Türkiye’sine kurucu başkan olmak isteyen bir Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dır.
Artık dengelerini nasıl kurar, mücadelesini nasıl verir o da kendisinin bileceği bir iş.
Ben kendisine sadece 1999 DYP kongresinde Tansu Çiller’in karşısında beraber hareket ettiği Köksal Toptan’ın delegenin yarısı oy kullandıktan sonra önde götürdüğü kongreyi nasıl kaybettiğini hatırlatmak isterim.
Yani bu işler imza toplamayla olmuyor güzel ablam!
