ABD‘li ünlü gökbilimci Carl E. Sagan’ın bir sözü çok hoşuma gider.
“Tarihin en acı derslerinden biri şudur; Yeterince uzun zamandır aldatılmışsak aldatmacayı ortaya koyan her türlü kanıtı reddederiz.
Gerçeği bulmakla ilgilenmeyiz artık.
Aldatmaca bizi kafeslemiştir.
Tuzağa düştüğümüzü kendimize bile itiraf etmek son derece acı vericidir çünkü.”
15 yıl bir aldanmışlık ve aldatılmışlık hikâyesi için uzunca bir zaman dilimi değil mi?
İnsan ömrünü ortalama 75 yıl hesaplarsak ilk 15 yılını da bebeklik-çocukluk ve ergenlik dönemine saydığımızda geriye kalan 60 yıllık ömrün dörtte birini oluşturan bir zaman.
Rahmetli Osman Bölükbaşı’nın “Hayatım boyunca bütün sektörleri tetkik ettim, en kârlısının “din ticareti” olduğunu gördüm” sözü aklıma geldi birden.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Türk kamuoyunu bir süredir işgal eden ve ciddi yankılar yaratan “belge” iddiaları gümbürtüye gitmek üzere.
Nasıl olacak derseniz bu gümbürtüye gitme işi hemen açıklayayım.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etmesinin dünyada ve ülkemizdeki tepkilerini hepimiz okuyor ve izliyoruz.
İç siyasetteki sorunlarımızın hepsi bir açıklamayla unutuldu.
Turizm gelirlerimizdeki azalış, reel sektörlerdeki geriye düşüş, eğitim sistemimizin çöküşü, tarım politikalarımızın iflas etmesi, YPG’nin ABD bayraklarıyla yaptığı gösteriden sonra Rusya dışişleri bakanıyla Rus bayrağı altında poz vermesi, Türkiye’yi ayağa kaldıran CHP’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yakın akrabaları hakkında sebepsiz zenginleşme iddialarının belgeleri ve paralelinde şarlatan Reza Sarraf’ın ABD’de ki mahkemesi bile Kudüs’ün başkent ilan edilmesiyle durağan bir hale geçti.
Artık havuz medyamız ve duygusal Türk milletimiz hep beraberce Kudüs’ün başkent ilan edilmesini tartışır olduk.
Çünkü Kudüs başkent ilan edilmesi engellenirse her şey düzelecek güllük gülistanlık bir memleket olacağız.
Hatta bir rivayet Kudüs başkent ilan edilmesi engellenirse Türkiye’de enflasyon eksi rakamlara düşecek ve gayrı safi milli hâsıla rekor düzeylere ulaşacak ve kişi başına düşen milli gelir 20 bin dolara filan çıkacak.
Dolar ve Euro TL karşısında eriyecek ve TL’nin altında kalacak.
İşsizler iş bulacak, Suriyelilere harcanan 30 milyar dolarcık kasamıza geri ödenecek.
Biraz ironi yapayım dedim.
Ancak inanın bana bu Kudüs olayındaki zamanlamayı çok manidar buluyorum.
Her sıkıştığında İsrail’e saldıranlar acaba rahmetli Osman Bölükbaşı’nın tetkikindeki eylemi gerçekleştiren en kazançlı kişiler mi?
Malum bu aralar İsrail ile Filistin ile arasında bir ateşkes durumu mevcuttu.
O tarafta İsrail ile Filistin iyiydi ama Türkiye’de Sevgili Cumhurbaşkanımız, Davos fatihimiz, Dünya liderimiz, BOP Eşbaşkanı*, Sayın Erdoğan kendisine ve akrabaları hakkında iddia edilen suçlamalarla ilgili epeyce sıkışmış durumdaydı.
Çünkü biricik evladı Burak bey, sevgili kardeşi Mustafa bey ve dünürü Ziya bey ile ilgili İrlanda Denizi’nde, Britanya Adaları‘nın coğrafi merkezinde ve Birleşik Krallık‘a dahil olmamakla beraber kraliyete bağımlı olan bir adada bir şirket kurulduğu ve bu şirkete milyonlarca dolar para aktarıldığı ile ilgili çok ciddi iddialar vardı.
Bu durum karşısında bir nebze olsun rahatlamak ve nefes alabilmek için son ABD gezisinde dostu olan Başkan Donald Trump’tan acaba biraz yardım istemiş olabilir mi?
Bu soru beyin devrelerini yakar?
En iyisi siz sormadınız bende söylemedim, yazmadım.
Din ile aldatılmamış ve aldanmamış günler dileklerimle.
Her şey iyi olacak.
Vesselam…

