CHP’nin görüşmeler başlamadan önce ortaya koyduğu ilkelerin başında dört yıllık hükümet kurulması vardı. Başbakan bu ilkeleri bilerek görüşmeleri başlattı. Ancak hep seçime yönelik öneriler getirdi. Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmede seçime yönelik geçici hükümet önerdiğini söylüyor. Tabi bunu reform gibi süslü kelimeler kullanarak yapıyor. Yapmış olduğu basın toplantısında özetle; tiyatromuzu oynadık, zamanı geçirdik, hükümet kurma yetkisini iade etmiyorum, seçim oluncaya kadarda iktidarım dedi. Kılıçdaroğlu ve CHP ekibi koalisyon görüşmesi istediklerini her seferinde söylemelerine rağmen koalisyon kurma teklifi almadıklarını açıkça beyan ettiler.
Sayın başbakan birinin dediği gibi intihar etmedi. Yaşamayı seçti. Siyasilerin yaşam kaynağı seçmenleridir. Seçmen koalisyon kur dedi. O illa seçim diyor. Yani yaşam kanağı seçmeni dinlemiyor. Milli iradeyi yok sayıyor. Onun yerine bir adamı dinliyor.
Millet vekillerini seçer, vekillerde kendi içlerinden birini cumhurbaşkanı seçerdi. Şimdi halk doğrudan seçiyor. Daha önce vekil seçtiğini bu sefer cumhurbaşkanı olarak seçti. Cumhurbaşkanı yetkisi aynı. Halk seçti diye özel yetkileri yok. Fark; örtülü ödenek gibi ayrıcalıklar tanındı.
Keşke halkın cumhurbaşkanı deprem zamanı halkın toplanma yerleri için ayrılan alanların imara açılmasını engelleseydi. Bu alanlara rezidanslar yaptırtmasaydı. Keşke Yunan işgalinde olan Ege Denizindeki adalarımız için “one minute” deseydi. Bu konular ve benzerleri için milli iradeninde duyacağı şekilde davransaydı. Milli iradenin bir ferdi olarak milli iradenin seçtiği cumhurbaşkanından beklentimiz daha halkçı ve daha milliyetçi bir söylem ve icraat.
Koalisyon görüşmesi yaptığını sandığımız başbakana “Kendi ilkelerinizle karşı düşüncenin örtüşmesi lazım… Örtüşmüyorsa (Davutoğlu’nun) intihar edecek hali yok” diyen bir cuhurbaşkanı yerine ülkesinin, halkının acil sorunlarına çözüm üretebilecek bir koalisyonun oluşması için yapıcı cümleler söylemesini beklerdik. Akademisyen bir başbakandan daha olgun bir tavır beklerdik. Bu ülkeyi hükümetsiz bırakmayacakmış. Hükümet sana mı kaldı. Bu millet nice Ahmetler doğurur hükümet gerekirse.
Saygı kazanmak, hükümet etmek kolay olsaydı her sıkıntıda fare deliklerine kaçanlar tüm dünyaya lider olurdu. Önce kendini ispat et. Dışişleri bakanlığın zamanında Egede işgal altındaki adalarımız için ne yaptın? Sınır komşularımız ile ticaretimiz artarken birden hepsiyle savaşın eşiğine geldik. Engelleyecek ne yaptın? Hükümet kurma görevi aldın, hükümet kurmak yerine seçime gidelim diyorsun.
Yıllarca her sorun karşısında kandırıldık, aldatıldık, öyle bilmiyorduk diyen bir AKP tayfası. Bu ülke insanı hep sizin aklınızın başına gelmesini mi bekleyecek.?
Sana mı kaldık?

Bu makaleyi paylaş
Yorum yapılmamış
