Babaanneme;
Dün çok güzeldi ; hani derdin ya, yüreğinle sev, herkesleri sev kızanım diye.
Biliyor musun babaanne herkesleri çok sevmişim ki, dün ne kadar çok sevildiğimi bir kez daha anladım.
Bunca güzelliğin içinde nedense senin aramanı istedim, sesini duymak istedim, bilmiyorum ama istedim işte babaanne, kızanımmmm iyi ki olmuşun demeni istedim.
Dün gelen kasımpatılarına hem mutlu oldum hem de senin gizli gizli koparıp öğretmenlere götürdüğüm günlerde, akşam okul sonrası çakır gözlerinle gel çabuk buraya deyip kızmaya çalışırken gülerdin ya onu yaşadım.
Dün nişasta bulamacı istedim babaanne, dün çocuk olmak istedim sarı saçlarımı o kemik tarakla tara istedim,dün senin deyiminle zümbül aldım kendime sen kokuyor diye, hani derdin ya kuş olup uçup gelsen de koklayarak öpsem seni, dün koklayarak öpmeni istedim babaanne.
Her doğum günümde, aradılar mı kimler aradı bizimkilerden diye sorardın ya gizliden, merak etme hepsi aradı ama sen aramadın işte…
Kar da yağmadı dün, hani dize kadar kar varmış derdin ya doğduğum da o bile yağmadı,biliyor musun büyümüşüm diyorlar, sen varken hiç büyümemiştim ki ben senden sonra büyüdüm işte.
Düşünüyorum da babaanne ne kadar korkusuzmuşum şalvarının arkasına saklanırken, herkesten her şeylerden koruyormuşsun sen beni artık kimse saklamıyor korumuyor senin gibi.
Aramızda kalsın ama;
Senden sonra hiç nişasta bulamacı yemedim……
Yarım kaldım babaanne bir şeyler eksik işte….
