Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
REKLAM

“Türkleri suda haşlayıp yediler”

kategorisinde, 06 Nis 2020 - 14:49 tarihinde yayınlandı
“Türkleri suda haşlayıp yediler”

Modern Avrupa sadece bir söylem. ilk varoluşundan bugüne farklı caniliklere imza atan Avrupa halklarının Fransız tarihçi Frantz Funck’un kayıp kitabının ortaya çıkmasıyla ne kadar acımasız ve vahşi olduğunu bir kez daha ıspatlanmış oldu.

Fransız Akademisi üyelerinden tarihçi Frantz Funck Brentano’nun gizlenen eseri “Les Croisades” (Haçlı Seferleri), Türkiye’de bulundu.

Frantz Funck Brentano’nun kaleme aldığı  “Haçlı Seferleri” adlı kitabı ‘Haçlıların öldürdükleri Müslüman çocukları pişirip yiyecek kadar vahşileşmelerini’ anlatıyor.

“Askerler birbirine şöyle diyorlardı: ‘İşte geldi yağlı Salı Karnavalın son günü. Bu Türk eti, yağlı jambon ve füme domuz etinden daha iyi…’ Etrafta derisi yüzülecek Müslüman bulunmadığı zaman, mezarlıklar kazılır, cesetler çıkarılır. Hepsi bir yere yığılır, kemikler ayrılır ve rüzgarda kurutularak yemeye hazırlanır…’.”

Brentano, Fransızların millî destan olarak kabul ettikleri “Chanson d’Antioche”den de şu tüyler ürpertici satırları naklediyor:

“Haçlılar Müslüman cesetlerinin derilerini yüzüp, bağırsaklarını çıkardıktan sonra, etlerini pişirip yiyorlardı. Birgün Pierre L’Ermite çadırın önünde duruyordu. Tafur Kralı adamlarıyla birlikte oraya geldi.

“Türkleri haşlayıp yediler”

Tebasından çoğu açlıktan ölüyordu. Kral şöyle hitap etti: ‘Kutsal merhametiniz üzere, bana tavsiyelerde bulununuz. Zira açlıktan ölüyoruz. Pierre L’Ermite şöyle cevap verdi: Bu korkaklığınızdandır. Şu etrafa atılmış ölü Türk cesetlerini alınız; Pişirilir ve tuzlanırsa yemesi çok hoş olacaktır. Tafur kralı: ‘Doğru söylüyorsunuz Ya Hasmetmeap’ der.

‘Bunun üzerine Haçlı askerleri çadırlarından dışarı çıktılar. Türklerin derilerini yüzdüler, iç organlarını dışarı çıkardılar. Etlerini suda haşlayarak pişirdiler ve sonra yediler. Bunları gören Türklerden, gözlerinden yaş akmayan tek kimse yoktu….

Askerler birbirine şöyle diyorlardı: ‘İşte geldi yağlı Salı Karnavalın son günü. Bu Türk eti, yağlı jambon ve füme domuz etinden daha iyi…’ Etrafta derisi yüzülecek Müslüman bulunmadığı zaman, mezarlıklar kazılır, cesetler çıkarılır. Hepsi bir yere yığılır, kemikler ayrılır ve rüzgarda kurutularak yemeye hazırlanır…’.”

Fransız tarihçi Brentano’nun kayıp kitabı bulundu: Türklerin cesetlerini suda haşlayarak, pişirdiler ve yediler.

 

 

Haber Editörü : Tüm Yazıları
mm