Yeni nesil siyasiler, yeni nesil siyaset
Türk siyaset sahnesine son 10 yıldır yeni yüzler, yeni isimler katılmaya başladı.
Hayattaki değişmeyen tek gerçeğin değişim olduğu göz önüne alınırsa bu isimlere belli periyotlarda yeni katılımların olması kaçınılmaz son olarak karşımızda durmaktadır.
Alanlarında başarılı olmuş bu siyasiler dünya görüşleri çerçevesinde ülkelerine hizmet anlayışını mensup oldukları partilerde gerek yerel gerekse Ankara merkezli yürütmekteler.
DP Afyon milletvekili Gültekin Uysal, AKP Çanakkale milletvekili Bülent Turan, CHP Manisa milletvekili Özgür Özel, MHP İstanbul milletvekili İzzet Ulvi Yönter, İYİ Parti İstanbul milletvekili Yavuz Ağıralioğlu, CHP’den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu bu isimlerden ilk aklıma gelenler.
Hepsinin ortak özelliği 1970’li yıllarda doğmuş olmaları, liderlerinin kendilerine güvenmesi ve partilerinin adına temsil yetkilerinin bulunmaları.
Kimi mensubu olduğu partinin grup başkan vekili, kimisi partisinin dönem milletvekili, kimisi partisinin Büyükşehir Belediye Başkanı, kimisi de partisinin il başkanlığı görevlerini yerine getirmekteler.
Televizyon izleyen herkesin her gün olmasa da haftada en az 2 veya 3 gün ana akım medyada yüzlerini gördüğü veya isimlerini duyduğu, yazılı ve internet medyasında haberini okuduğu bu siyasilerimiz ülkemizin geleceğine yön veren politikaları uygularken karşımıza çıkmaktalar.
Ülkemizde son dönem siyasetçilerinden olan ve eylemleriyle kendi adından sıkça söz ettirme başarısını gösterenlerden birisi de İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Sayın Buğra Kavuncu.
Seçildiği son kongre itibariyle sürekli dinamik bir tablo sergileyen Buğra Kavuncu gerek toplum önünde kullandığı siyasi uzlaştırıcı ve kapsayıcı dil gerekse toplumun her kesimini kucaklayıcı davranış şekliyle herkes tarafından dikkate değer bulunup takdir edilmiş ve takip edilir olmuştur.
İYİ Parti Genel Merkez politikaları ile beraber yürüttüğü siyasi eylemler dizisi önce İYİ Partiyi ve bağlı olarak ta Millet İttifakını İstanbul nezdinde daha güçlü bir duruma getirmiştir.
Burada İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener ve İYİ Parti İstanbul İl delegeleri Buğra Kavuncu gibi bir değeri Türk siyasetiyle tanıştırdıkları için bir teşekkürü hak ediyor kanaatindeyim.
Sayın Kavuncu, sanat, spor, eğitim ve iş dünyası, sivil toplum kuruluşları ve yabancı misyon şefleri ile gerçekleştirilen karşılıklı görüş alışverişleri farklı inançlara sahip azınlıklarımızı yok saymayıp siyaset üstü çerçevede yapılan görüşmeler ve Türk Dünyasına olan hassasiyetin özellikle Doğu Türkistan meselesinin İYİ Parti eksenine kaymasını sağlamak gibi son derece önemli adımların atılmasını sağlamıştır.
Siyaseti bir amaç olarak değil de araç olarak görenlerin toplum tarafından daha erken kabul edildiğinin en büyük örneklerinden olan Sayın Kavuncu’nun temsil yeteneği ve donanımını seçmene aktararak seçmene dokunma anlamında partisine son derece katkı sağladığı gün gibi ortadadır.
Ülkemiz zor bir coğrafyada 1000 yıldır var olma savaşı vermektedir.
Önümüzdeki süreç (ki adını da Uzay Çağı olarak koyduk) dünyanın yavaş yavaş uzaya taşınacağı veya uzaydan gelen farklı kimliklerle tanışacağımız bir süreç olacak.
NASA’nın kısa bir süre önce bu konudaki arşivlerini kamuya açması bunun en büyük işaretidir.
Uzay çağında en çok gereksinim duyulacağından hiç kimsenin şüphesi olmayan Bor Madeninin dünya rezervinin hemen hemen tamamına yakınının ülkemizde olması önümüzdeki sürecin ne kadar hassas ve ortak akılla yönetilmesi gerektiğini tekrar gözler önüne sermektedir.
Bu ortak aklı uygulayabilecek parti ve kişisel menfaatlerini ülke menfaatlerinin üzerine çıkarmadan siyaset yapacak kişilere olan ihtiyaç bu ülkenin kurulduğu ilk günlerdeki çaba ile eşdeğer pozisyonda olacaktır.
1760’ta İngiltere’de başlayan ve 1840 yılına kadar tam 80 yıllık bir zamanda tamamlanan Sanayi Devrimini kaçıran Türklerin Uzay Çağı dönemini kaçırma gibi bir lüksü yoktur.
Yeni nesil siyasetçilerimizin ve yöneticilerimizin ise bu süreçte kendilerinden önceki siyasetçilerin düştüğü hata/hatalara düşmeden ülke yönetimini akil kadrolarla birlikte yürütmeleri gerçeğinin bilincinde hareket etmesi mecburi bir görevleridir.
Önümüzdeki dönemi kayıkçı kavgalarından uzak daha milli, daha vatansever siyasetçilerle geçirmemiz bu ülkeyi bize bırakanlara borcumuzdur. 220121

