New York Times’a yazan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’nin stratejik ortak ve NATO müttefiki Türkiye’nin endişelerini anlamadığını ifade etti. ABD’nin FETÖ, YPG ve papaz Brunson konusundaki tutumunu bir kez daha eleştiren Erdoğan, “Türkiye’nin alternatiflere sahip olduğu kabul edilmelidir” vurgusu yaptı.
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’de yayın yapan New York Times gazetesi için İngilizce kaleme aldığı ‘Türkiye, ABD ile Krizi Nasıl Görüyor?’ başlıklı makalede, iki ülke arasında son dönemde yaşanan gerginliğe değindi.
‘Yıllar Boyunca ABD’nin Yardımına Koştuk’
‘ABD Egemenliğimize Saygı Duymayıp Karşımızdaki Tehlikeleri Anlamazsa Ortaklığımız Riske Girebilir’
Erdoğan, öte yandan ABD’nin, Türk halkının endişelerini anlayamadığını ve saygı duyamadığını vurguladı. Son yıllarda iki ülkenin ortaklığının ABD tarafından anlaşmazlıklarla sınandığını kaydeden Erdoğan, “Ne yazık ki bu tehlikeli trendi tersine çevirme çabalarımız boşa çıktı. ABD, Türkiye’nin egemenliğine saygı duymaya başlayıp, milletimizin karşı karşıya olduğu tehlikeleri anladığını ispatlayamazsa ortaklığımız riske girebilir” değerlendirmesine yer verdi.
‘ABD’nin15 Temmuz’a Tepkisi Tatmin Edicilikten Uzaktı’
ABD’nin, bu darbe girişimi ve sonrasındaki gelişmelerle ilgili tutumuna da değinen Erdoğan, ifadelerini şöyle sürdürdü: “FETÖ’cüler hükümetime karşı kanlı bir darbe yapmaya çalıştı. O gece milyonlarca vatandaş, şüphesiz ki ABD’lilerin Pearl Harbour ve 11 Eylül saldırılarından sonra deneyimlediği vatana bağlılık hissiyatıyla sokaklara döküldü. Uzun zamandır benim seçim kampanyalarımı yöneten sevgili arkadaşım Erol Olçok ve oğlu Abdullah Tayyip Olçok’un da aralarında olduğu 251 masum insan ülkemizin özgürlüğü için en ağır bedeli ödedi. Ailemin ve benim ardımdan gelen ölüm mangası başarılı olsaydı ben de onlardan biri olacaktım. Türk halkı, ABD’den bu saldırıyı kesin bir dille kınamasını ve Türkiye’nin seçilmiş hükümetiyle dayanışmasını dile getirmesini istedi. ABD bunu yapmadı. ABD’nin olaya tepkisi tatmin edicilikten uzaktı. Türk demokrasisinin yanında olmak yerine ABD yetkilileri ihtiyatlı bir şekilde ‘Türkiye’de istikrar, barış ve devamlılık’ çağrısında bulundu. Bu da yetmezmiş gibi Türkiye’nin iki taraflı bir anlaşma ile Fetullah Gülen’in iadesi için yaptığı talepte hiçbir ilerleme kaydedilmedi.”

