BDP milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder, Sebahat Tuncel, Ertuğrul Kürkçü, Bağımsız İstanbul Milletvekili Levent Tüzel ile Halkların Demokrasi Kongresi (HDK) üyeleri geçen hafta başında Sinop’ta idiler.
Kendilerine göre çok masumane istekler ve niyetlerle Sinop’a gelen bu güruh sonrasında sırayla Samsun, Giresun ve Trabzon’a da gidecekti ama bu ziyaretleri iptal etmek zorunda kaldılar .
Sebebi ise Sinop’ta çıkan olayların vahameti idi.
Daha önce Tersane Caddesi Buzhane mevkisinde bir çay bahçesinde karşılanması planlanan BDP’liler, buradaki çay bahçesi sahibinin iş yerini kapatması ve Türk bayrağı asması nedeniyle öğretmenevine geçtiler.
Öğretmenevine gelen BDP heyeti, burada bir basın açıklamasında bulundu.
Sırrı Süreyya Önder ve Ertuğrul Kürkçü basın açıklaması yaparken öğretmenevi çevresinde toplanan bir grup, “PKK Sinop’a Giremez”, “Polise Uzanan Eller Kırılsın”, “Polis, PKK’yı Koruma” şeklinde sloganlar attı.
Çevrede geniş güvenlik önlemi alan polis, kalabalığı engellemeye çalıştı.
Bir grup genç, polis barikatını aşarak öğretmenevi bahçesine girdi.
Bu sırada polis ile gençler arasında arbede yaşandı.
Öğretmenevinin arka kısmında da bir grup barikatı aşarak içeri girdi.
Gruba müdahale eden polis, gençlerin öğretmenevi içine girmesini engelledi.
Bazı gençler öğretmenevini ve BDP’lilerin araçlarını taşladı.
Hulasa Sinop’lu PKK’nın ve siyasi uzantılarının memleketlerinde herhangi bir program yapmasına müsaade etmediler, kendilerini kutluyorum.
*****
2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas’ta “Madımak Oteli”nde bir olay yaşadı bu memleket.
Bedeli çok ağır olan bir olay hem de.
“Madımak Oteli”nde programı yapanların içindeki ve dışarıdaki eylemi yapanların arasında bulunan provokatörler sayesinde 37 kişinin can verdiği bir olay.
Devlet 20 yıl geçmesine rağmen halen daha hesabını veremedi ve her 2 Temmuz’da birileri Türkiye Cumhuriyeti Devletine lanet okuyor.
*****
Karadeniz insanı kendisinin milli duygularını ti’ye almanın ne demek olduğunu daha Karadeniz’in girişi Sinop’ta görmek isteyenlere gösterdi.
Malum öğretmenevinin Madımak Oteli’ne dönmesini yine Sinop halkı akıllı davranarak engellemiştir.
Açılım safsatası adı altında yakın geçmişimizde denenen her türlü oyun ve kumpas neredeyse Türkiye’de “Türk Sorunu”nu ortaya çıkaracak.
Anayasadan çıkarılmaya çalışılan Türklük kavramı, yine tv ve gazete destekli Türk olmayı aşağılayan ve öcü gösteren bir yayın stratejisi, milli duyguları kuvvetli bildiğimiz tv yapımcısı Acun Ilıcalı’ya bile programında bir formanın üzerindeki ayyıldız bayrağımızı sansürletmiştir.
Kendisini bu konudaki tavrından dolayı esefle kınıyorum, yakışmamıştır.
Bunun hiçbir açıklaması veya savunulur yanı yoktur.
Bu ülkede hiç kimse yoktur ki kan bağıyla bağlı bir akrabası Kurtuluş Savaşımızdan bugüne bu bayrak için canını vermemiş olsun.
“Terörü bitireceğim” diye çıkılan bu yolun sonunda defalarca söyledik ki niyet olarak bir başkanlık sistemi vardır.
Yine defalarca söyledik ki eğer başkanlık sistemine geçiş yaparsak parlamenter sistemi terk edeceğiz ve yeni bir düzenle devam edeceğiz.
Bu yeni düzen adı altında -adı her ne ise- değişik bölünmeler yaşayacak ve belki de milli marş, para birimi hatta ve hatta bayrağın şekli bile değişecek.
Buna rağmen mevcut güç yine bildiğini okumaya devam ediyor.
Halkı bu konularda bilinçlendirme için yapılan eylemler ise ortada.
Bu eylemler biraz ileriye gittiğinde ise devletin kolluk kuvvetleri devreye giriyor ve suçunun ne olduğunu bilmeden senelerce hapsediliyorsun.
İki ucu pis bir değnek misali kimse nasıl davranacağını bilemiyor.
Anlayacağınız küçük adamlarla çok büyük bir ihanet oyunu oynanıyor.
.
